a. Gecikme tazminatı
II. Hükümleri
1. Genel olarak
a. Gecikme tazminatı
Madde 118 - Temerrüde düşen borçlu, temerrüde düşmekte kusuru olmadığını ispat etmedikçe, borcun geç ifasından dolayı alacaklının uğradığı zararı gidermekle yükümlüdür.
I-) 818 Sayılı Borçlar Kanunu:
II - Hükümleri
1 - Kaza halinde mesuliyet
Madde 102 / f. 1 - Mütemerrit olan borçlu, borcun teehhürle ifasından dolayı zarar ve ziyan tediyesine mecbur olduğu gibi kazara vukua gelecek zarardan da mesuldür.
II-) Madde Gerekçesi:
Madde 117 - 818 sayılı Borçlar Kanununun 102 nci maddesinin birinci fıkrasının gecikme tazminatına ilişkin kısmını karşılamaktadır.
Tasarının tek fıkradan oluşan 117 nci maddesinde, gecikme tazminatı düzenlenmektedir.
818 sayılı Borçlar Kanununun 102 nci maddesinin ikinci fıkrası, Tasarının 118 inci maddesinde ayrıca düzenlendiği için, madde metnine alınmamıştır.
Sistematik yapısı ile metninde yapılan düzeltme ve arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.
III-) Kaynak İsviçre Borçlar Kanunu:
1-) OR:
II. Wirkung
1. Haftung für Zufall
Art. 103/Abs. 1
1 Befindet sich der Schuldner im Verzuge, so hat er Schadenersatz wegen verspäteter Erfüllung zu leisten und haftet auch für den Zufall.
2-) CO:
II. Effets
1. Responsabilité pour les cas fortuits
Art. 103/al. 1
1 Le débiteur en demeure doit des dommages-intérêts pour cause d’exécution tardive et répond même du cas fortuit.
IV-) Yargı Kararları:
1-) Y. HGK, T: 24.05.2023, E: 2022/448, K: 2023/506:
“I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinden ... ve diğer müvekkillerinin babası muris Y. A. ile davalılar arasında noterde 18.04.2014 tarihinde arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlendiğini, daha sonra aynı taraflar arasında 16.07.2014 tarihinde düzenlenen sözleşme ile bağımsız bölüm sayıları ve paylaşım konusunda bazı değişiklikler yapılarak blok sayısının dörde, daire sayısının yüz yirmi üçe, müvekkillerine ait olacak toplam daire sayısının ise on bir adedinin A Blokta, on üç tanesinin B Blokta, on iki adedinin C Blokta ve on dört adedinin de D Blokta olacak şekilde toplam elli daireye yükseltildiğini, sığınak ve otopark gibi birtakım ortak kullanım alanlarının da projeye eklendiğini, sözleşmede ayrıca müvekkillerine ait dairelerin ruhsat tarihinden itibaren yirmi ay içinde çevre düzenlemeleri de dâhil olmak üzere hazır hâle getirilip anahtar teslim olarak verileceğinin, bu süre içinde bitirilmediği takdirde yüklenici tarafından arsa sahibine isabet eden her daire için günün rayiç değerleri üzerinden kira bedeli ödeneceğinin kararlaştırıldığını, sözleşme konusu her bir bloğa ilişkin yapı ruhsatının 10.10.2014 tarihinde alındığını ve inşaatın yirmi aylık sürenin sonu 10.06.2016 tarihinde bitirilmesi gerektiğini, ancak davalıların yükümlülüklerini yerine getirmeyerek binayı iskân ruhsatı alınmış vaziyette anahtar teslim durumuna getiremediklerini, öte yandan sözleşmelere göre davalılara ait olan iki adet dairenin inşaat tamamlanmadan önce müvekkili ... ile davalılar arasında imzalanan 17.07.2014 ve 18.07.2014 tarihli sözleşmeler ile ...’ye satıldığını ve teslim tarihinin 19.05.2016 olarak belirlendiğini, ne var ki diğer daireler gibi bu iki dairenin de hâlen teslim edilmediğini, müvekkillerinin Samsun 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2017/6 D. iş sayılı dosyasında yaptırdığı tespit sonucu alınan 03.03.2017 tarihli bilirkişi raporunda dava konusu dairelerin tamamlanmadığı ve teslimin en erken 2017 yılının Haziran ayında yapılabileceğinin belirtildiğini, müvekkilleri tarafından Ankara 38. Noterliğinin 26.01.2017 tarihli ihtarnamesiyle davalılardan süresinde teslim edilmeyen bağımsız bölümler için ödenmesi gereken kira bedellerinin talep edildiğini, buna rağmen davalıların herhangi bir ödemede bulunmadıklarını ileri sürerek sözleşmelere ve teknik şartnameye aykırı olarak süresinde bitirilmeyen ve iskânı alınmış şekilde anahtar teslim vaziyette müvekkillerine teslim edilmeyen C Blokta on üç, D Blokta ise on dört adet olmak üzere toplam yirmi yedi adet daireye ilişkin 6100 Sayılı HMK’nın 107. maddesi uyarınca öncelikle rayiç kira bedellerinin tespitini ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla toplam yirmi yedi adet daire için müvekkillerine ödenmeyen kira bedelinden şimdilik 1.000,00 TL’nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 04.09.2018 tarihli ıslah dilekçesinde ise; davada istenen 1.000,00 TL kira bedelini fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 167.561,00 TL arttırmak suretiyle toplam 168.561,00 TL’ye çıkarmıştır.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; … müvekkilinin A ve B Bloktaki daireleri vaktinden çok önce tamamlayarak teslim etmesi üzerine davacıların A ve B Bloktaki daireleri kiraya verip gelir elde ettiklerini, dava konusu C ve D Blokta bulunan bağımsız bölümlerdeki tüm eksiklikler giderilerek davacılardan teslim almaları istenildiği hâlde davacıların teslimden imtina ettiklerini, … müvekkilinin 18.04.2014 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmesi ve 16.07.2014 tarihli sözleşme uyarınca inşaat projesini hazırlayıp belediye ve gerekli makamlara başvurarak inşaat ruhsatını aldığı 10.10.2014 tarihinde davacıların C Blokta bir kat daha çıkılması ve otopark yapımını istemesi üzerine taraflar arasında 10.10.2014 tarihli sözleşme imzalandığını ve bu sözleşmeye göre müvekkilinin yeni bir tadilat projesi hazırlayarak belediyeye müracaat edip 16.10.2015 tarihinde yapı ruhsatı aldığını, 16.10.2015 tarihli tadilat yapı ruhsatı gereğince müvekkilinin yirmi aylık teslim süresinin 16.06.2017 tarihinde dolacağını ve henüz sürenin bitmediğini, ayrıca taraflar arasında 10.10.2014 tarihinde imzalanan sözleşme uyarınca müvekkili tarafından yapılan C Blokta çıkılan bir kat, otopark ve diğer ek imalatlar için harcanan maliyet giderlerinin % 40’ını davacıların karşılaması gerektiğini, müvekkilinin talep etmesine rağmen % 40 ek imalat bedelini ödemeyen davacıların gecikme tazminatı istemelerinin hakkın kötüye kullanımı mahiyetinde olup müvekkilini mağdur ettiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. …
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi’nin 27.09.2018 tarihli … 18.04.2014 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmesinde, inşaatın teslim süresinin ruhsat tarihinden itibaren yirmi ay olacağı, yirmi ayda bitirilmediği takdirde arsa sahiplerine verilen her daire başına günün rayiç değeri üzerinden kira bedeli ödeneceğinin kararlaştırıldığı, taraflarca düzenlenen ana sözleşmede tadilat sözleşmesinden bahsedilmediğinden inşaat (yapı) ruhsatının alınma tarihinin 10.10.2014 olarak kabul edilmesi gerektiği, davalının davacılardan alacağı bulunduğuna dair talebini karşı dava olarak ileri sürmediği ve bu hâliyle mahsuplaşmanın düşünülemeyeceği, taraflar arasında düzenlenen sözleşmeye göre davacılara C Blokta toplam on iki, D Blokta ise toplam on dört adet bağımsız bölümün kalacağı, yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporlarında C ve D Blokta arsa sahiplerine verilecek olan toplam yirmi altı adet dubleks mesken için tadilat sözleşmesi dahilinde 168.561,00 TL kira bedeli hesaplandığı, keşif tarihi itibariyle dava konusu taşınmazların tamamlanmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin ıslah dilekçesi de gözetilerek davanın talep artırma istemi ile birlikte kabulü ile, 168.561,00 TL’nin 18.02.2016 tarihinden itibaren işleyecek dönemsel faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
… Bölge Adliye Mahkemesi’nin 17.01.2019 tarihli … kararıyla; … davalı … vekilinin istinaf başvurusunun … esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
… 2. Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesinin 20.02.2020 tarihli ve 2019/875 Esas, 2020/698 Karar sayılı kararı ile; …
Taraflar arasında düzenlenen 18.04.2014 tarihli sözleşmede, inşaat süresi ruhsat tarihinden itibaren 20 ay olarak kararlaştırılmış olup, inşaatın devamı sırasında alınan tadilat ruhsatı ile inşaat alanının büyütüldüğü anlaşılmaktadır. Her ne kadar mahkemece, tadilat ruhsatının alınması için belediyede yapılması gereken işlemler için süre uzatımı hesaplanmış ise de, yapılacak fazla imalâtın süreye etkisi dikkate alınmamıştır. Bu sebeple, yapılacak fazla inşaat alanının imalât süresinin de bilirkişilere hesaplattırılarak inşaat süresine eklendikten sonra; davacıların gecikme tazminatı alacaklarının hesaplanıp, bundan sonra taraflar arasında düzenlenen 10.10.2014 tarihli sözleşme kapsamında, davacı arsa sahiplerine ödenmesi gereken gecikme tazminatı var ise miktarın bulunup, davalının takas mahsup savunmasının da değerlendirilmesi suretiyle sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucu verilen karar usul ve yasaya uygun olmadığından kararın bozulması gerekmiştir..." gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Verilen Direnme Kararı
İlk Derece Mahkemesi’nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; önceki kararın gerekçesi aynen tekrarlanmak suretiyle direnme kararı verilmiştir.
VI. TEMYİZ
… Değerlendirme
… takas talebinin mutlaka karşı dava şeklinde ileri sürülmesi zorunlu olmayıp, savunma olarak da ileri sürülmesi olanaklıdır. İlke olarak, takas def’î de diğer def’îler gibi süresinde verilen cevap dilekçesinde ileri sürülmelidir.
… Arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmesinde yüklenici özen borcunun gereği olarak inşaatı sözleşme ve ekleri, tasdikli projesi, yapı ruhsatı ve imara uygun olarak yapıp süresi içinde teslim etmekle yükümlüdür. Yüklenicinin edimini zamanında, tam ve eksiksiz olarak ifa etmemesi hâlinde, arsa sahibi TBK’nın 125. (mülga BK madde 106/2) maddesine göre gecikme sebebiyle uğradığı zararlarına karşılık gecikme tazminatı isteyebilir. …
Arsa sahibince istenebilecek tazminat, gecikme sebebiyle uğradığı tüm zararlarının karşılığıdır ve uygulamada asgari olarak gecikilen her ay için mahrum kalınan rayiç kira karşılığı bir miktar para olduğu kabul edilmektedir. Sözleşmede gecikme tazminatı belirlenmemiş olsa dahi; arsa sahibinin zamanaşımı süresi içinde teslimi gereken tarihten itibaren en az mahalli piyasa rayiçlerine göre belirlenecek aylık rayiç kira seviyesinde saptanacak tazminatı istemesi mümkündür. Taraflarca sözleşmede kira tazminatı kararlaştırılmışsa, bu şart geçerlidir. …
27. Gecikme tazminatı kural olarak sözleşmede kararlaştırılan teslim tarihinden, eserin eksiksiz ve ayıpsız şekilde sözleşmeye uygun biçimde kullanıma elverişli olarak teslim edildiği (ifanın tamamlandığı) ya da arsa sahibinin teslimden önce bağımsız bölümleri fiilen kullanmaya başladığı tarihe kadar çekince koyma (ihtirazı kayıt) aranmaksızın istenebilir.
28. Sözleşmeye göre teslim oturma iznine (iskân ruhsatı) bağlanmış olup da daha önce fiilî teslim yoksa, gecikme tazminatı iskân ruhsatının alındığı tarihe kadar hesaplanır. Zira yapı kullanma izin belgesi, ufak çapta eksiklikler bulunsa bile bağımsız bölümün oturmaya elverişli olduğunun kanıtıdır ve binanın tamamlandığını gösterir.
29. Bununla birlikte arsa sahibi, yüklenicinin temerrüdü sonrası geciken ifayı beklediği esnada sözleşme uyarınca kendisine isabet eden bağımsız bölümleri, henüz teslim almadan üçüncü kişilere satmış veya kiraya vermişse, sattığı ya da kiraya verdiği tarihe kadar olan süre için gecikme tazminatı isteyebilir (Hukuk Genel Kurulunun 16.12.2021 tarihli ve 2018/ (15)6-453 Esas, 2021/1702 Karar sayılı kararı). …
37. Tüm bu açıklamalar kapsamında somut olay değerlendirildiğinde; taraflar arasında noterde resen düzenlenen ve geçerlilik koşullarını taşıyan 18.04.2014 tarihli düzenleme şeklinde satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinde inşaatın bitim ve teslim süresinin ruhsat tarihinden itibaren yirmi ay olacağının ve yirmi ayda bitirilemediği takdirde arsa sahiplerine verilen her daire başına günün rayiç değeri üzerinden belirlenen kira bedelinin yüklenici tarafından ödeneceğinin kararlaştırıldığı, inşaatın devamı sırasında taraflarca düzenlenen 10.10.2014 tarihli sözleşme ile C Bloğun alt kısmına bir kat daha çıkılarak otopark yapımına karar verilmesi üzerine 16.10.2015 tarihinde tadilat yapı ruhsatının alındığı, alınan tadilat yapı ruhsatı ile davalı yüklenicinin fazla imalat yaparak inşaat alanını büyüttüğü anlaşılmaktadır.
38. Bu durumda mahkemece davalı yüklenicinin gerçekleştirdiği fazla imalata yönelik savunmasını ayrıca karşı dava açmaksızın eldeki davada takas def’î ve mahsup itirazı şeklinde ileri sürebileceği dikkate alınarak, bilirkişi heyetinden alınacak ek rapor ile fazla inşaat alanının yapımı için geçen sürenin sözleşmede kararlaştırılan inşaatın bitim süresine eklenmesi suretiyle davacıların talep edebileceği gecikme tazminatının miktarı hesaplattırılarak hâsıl olacak sonuca göre karar verilmelidir. …”
2-) Y. 23. HD, T: 23.01.2015, E: 2014/6977, K: 2014/422:
“Davacı vekili, taraflar arasında imzalanan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince, davalı yüklenicinin süresinde inşaatı teslim etmediğini, eksik ve kusurlu imalat yaptığını ileri sürerek, her dairenin kiraya verilme tarihine kadar işleyen gecikme tazminatıyla eksik ve kusurlu işler bedelinin tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, fazladan imalat yapıldığını, bunların süreyi etkilediğini ve kusurlu imalat bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir. …
Taraflar arasındaki 24.4.2008 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinde, yükleniciye isabet eden son bağımsız bölümün, genel iskân ruhsatı alınınca yükleniciye devredileceği düzenlenmiştir. O halde, yüklenici, inşaatı, yapı kullanma izni alınmış olarak teslim etmekle yükümlüdür ve davacı arsa sahibi, kendi isteğiyle teslim alma dışında yapı kullanma izni alınana kadar, bağımsız bölümlerini teslim almaktan kaçınabilir. Dosya kapsamından, davalı yüklenicinin, henüz yapı kullanma iznini almadığı anlaşılmaktadır. Bu itibarla, davacı arsa sahibi, bağımsız bölümlerin kendisine fiilen teslim edildiği ve tasarruf etmeye başladığı tarihe kadar gecikme tazminatı talep edebilir. (B.K. md 96. 106/11; T.B.K. md.112,125/1). Mevcut duruma göre mahkemece, daha öncesinde fiilen teslim edildiği kanıtlanamadığından, davaya konu bağımsız bölümlerin her birinin kiraya verildikleri tarihlerin saptanarak o tarihlere kadar hesap edilecek gecikme tazminatının hüküm altına alınması gerekirken, yazılı şekilde, en erken kiraya verilen dairenin kiraya verilme tarihinde diğer bağımsız bölümlerin de teslim edildiğinin kabulüyle bu tarihe kadar işleyen gecikme tazminatına karar verilmesi doğru olmamıştır.
Öte yandan, davalı yüklenici vekili, davalının fazladan imalat yaptığını, bunların teslim süresini etkilediğini ileri sürmüş ve bedellerinin davacı alacağından mahsubunu talep etmiş ise de, mahkemece bu yönde inceleme yapılmamıştır.
Bu durumda, bilirkişilerden ek rapor alınarak, sözleşme ve projede olmayan imalatların yapımının, teslim süresini etkileyip etkilemediği, etkilediyse belirlenecek sürenin teslimi gereken süreye eklenerek, gecikme tazminatının buna göre hesaplanması gereklidir. …”
3-) Y. 15. HD, T: 09.09.2019, E: 2019/2186, K: 2019/3397:
“Asıl ve birleşen dava arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, asıl davada davacı yüklenici tapu iptali ve tescil, birleşen davada ise davacı arsa sahibince kira tazminatı talep edilmiş, mahkemece asıl davanın kabulüne birleşen davanın reddine dair verilen hüküm, yasal süresi içerisinde taraf vekilleri tarafından temyiz olunmuştur. …
Asıl davada yüklenici, arsa sahibi davalı ile ... 4. Noterliği’nin 19.10.2010 tarih ve ... yevmiye numaralı kat karşılığı inşaat sözleşmesi akdedildiğini, davacı tarafından dairelerin ve dükkanların arsa sahibi davalıya teslim edildiğini, sözleşme gereğince verilmesi gerekli bağımsız bölümlerin adına tescili için ihtarname gönderilmesine rağmen arsa sahibi tarafından yerine getirilmediğini, yüklenicinin iskan alımı için uğraştığını ve en kısa zamanda da iskânının alınıp dosyaya sunulacağını beyanla 1 ve 5 numaralı bağımsız bölümlerin adına tescilini talep etmiş, davalı arsa sahibi cevabında eserin eksik ve ayıplı olduğunu, yüklenicinin kendi edimini yerine getirmediğini, eksikliklerin değerinin hesaplanarak dosyaya bloke edilmesi halinde yükleniciye düşen bağımsız bölümleri devretmeye hazır olduklarını, yüklenici tarafından yapılması gerekli bir kısım ödemelerin arsa sahibi tarafından yapıldığını beyan etmiş, dahili davalı ... H. davaya cevap vermemiş, birleşen davada ise arsa sahibi inşaatın 7 ayda bitirilmesi gerekmesine rağmen bitirilmediği, sözleşme gereğince gecikme nedeniyle 5 daire ve 1 dükkanın her biri için aylık 350,00 TL ve 400,00 TL cezai şart ödenmesi gerektiğini, tespit edilecek cezai şartın davacı birleşen davalıdan tahsilini talep etmiştir. Mahkemece asıl davanın kabulüne birleşen davanın ise reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasında yöntemine uygun olarak yapılıp imzalanan ... 4. Noterliği’nin 19.10.2010 tarih ve 24311 yevmiye numaralı düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesinde aşamalı devir öngörülmüş olup sözleşmede binanın 3. kat tabliye betonu atılınca 1 bağımsız bölümün 4. kat betonu atılınca 1 bağımsız bölümün, sıva bitince 1 bağımsız bölümün bina bitirilip ön iskan alınıp teslim edilince geriye kalan diğer bağımsız bölümlerin tapularının ferağının yükleniciye verileceği kararlaştırılmıştır. Dosyaya sunulan ... Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürlüğü’nce düzenlenen yapı kullanma izin belgesi ve arsa sahibi ... tarafından ibraz edilen makbuz asıllarından, yapı kullanma izin belgesinin asıl ve birleşen davanın açıldığı tarihlerden sonra 24.03.2014 tarihinde alındığı anlaşılmakta olup yapı kullanma izin masraflarının makbuz asıllarının arsa sahibi elinde olması nedeniyle ödemelerin onun tarafından yapıldığının karine olarak kabulü gerekmektedir.
Birleşen davadaki taleple ilgili olarak ise; taraflar arasındaki sözleşmede “...Verilen sürede inşaat bitirilemez ise, günün rayiç kira değeri üzerinden 5 daire 1 dükkân için gecikme cezası mal sahibine ödenecektir. Bu gün itibariyle bir dairenin rayiç kira bedeli 350-400 TL’dir...” şeklindeki hüküm mahkemece gecikme cezası diye belirtilmiş ise de; her ay için kararlaştırılan ödenmesi gerekli bir ceza miktarı belirlenmediğinden sözleşmede kararlaştırılanın gecikme cezası değil sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan 818 Sayılı BK’nın 106/2. dava tarihinde yürürlükte bulunan 6098 Sayılı TBK 125/2. maddesinde tanımlanan gecikme tazminatı olduğunun kabulü gerekir. Gecikme tazminatının istenebilmesi için, teslimde ihtirazi kayıt olmasına gerek olmayıp, fiilen teslim yapılmış olsa dahi arsa sahibi teslimi iskân koşuluna bağlanmış olan bağımsız bölümleri iskân alınmaksızın kullanmaya zorlanamayacağından arsa sahibinin teslim alarak kullandığı veya kiraya vermek suretiyle gelir temin ettiği de yasal deliller ile yüklenici tarafından kanıtlanmadıkça arsa sahibi teslim edilen bağımsız bölümler için gecikme tazminatı isteyebilir. Somut olayda yüklenici tarafından arsa sahibinin teslim aldığı bağımsız bölümleri fiilen kullanarak ya da kiraya vermek suretiyle ekonomik yarar sağladığı yasal deliller ile kanıtlanamamıştır.
Bu nedenle mahkemece yapılması gereken iş hesaplanan eksik işlerin giderim bedeline arsa sahibi tarafından yapılan iskan masraflarının da eklenip bulunacak miktarın tamamının yükleniciye depo ettirilmesi sağlandıktan sonra birlikte ifa suretiyle asıl davanın kabulüne karar verilmesi, eksiklikler ile geçici iskan raporunun alınmamış olması nedeniyle asıl davada arsa sahibi ...’ın davaya karşı çıkmakta haklı olduğundan vekâlet ücretinin ve yargılama giderleri ile sorumlu tutulmaması şeklinde hüküm kurulması, birleşen dava ile ilgili de; birleşen davacı arsa sahibinin birleşen dava tarihine kadar talep ettiği bağımsız bölümler ile ilgili gecikme tazminatı istemekte haklı olduğundan mahkemece rayiç kira bedeli ile ilgili bilirkişi raporunu değerlendirmek suretiyle gerekirse bu konuda yeniden inceleme yaptırılarak birleşen davada davacı arsa sahibinin istemekte haklı olduğu gecikme tazminatı ile ilgili sonuca uygun bir karar verilmesi gerekmekte olup kararın bozulması uygun bulunmuştur. …”
4-) Y. 15. HD, T: 21.09.2020, E: 2020/1643, K: 2020/2512:
“Dava, arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmesinden kaynaklanmış olup, yüklenicinin teslimdeki temerrüdü sonucu kendilerine ait bağımsız bölümlerin kiraya verilmemesi sonunun uğranılan gecikme tazminatı alacağının tahsili istemine ilişkindir. …
Davacılar arsa sahipleri, davalılar yüklenicidir. ... 1. Noterliği’nde taraflar arasında davacılara ait arsa ve sözleşmede ada, parsel numaraları belirtilen arsaların tevhidi sonucu oluşacak parsel üzerinde inşaat yapımı için 10.03.2000 gün 19893 yevmiye numaralı düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzalanmıştır. Dosya kapsamı ve hükme esas olunan bilirkişi raporu ile arsa sahiplerine ait bağımsız bölümlerin 18.01.2009 tarihinde tamamlanıp teslim edilmesi gerekirken 12.04.2011 dava tarihine kadar bitirilip teslim edilmediği ve dava tarihi itibariyle davacı arsa sahiplerinin18.01.2009 temerrüt tarihinden dava tarihine kadar, sözleşme ve dava tarihinde yürürlükte bulunan 818 Sayılı Borçlar Kanunu’nun 106/II, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 125/I. maddesinde ifade edilen gecikme tazminatını istemeye hak kazandıkları anlaşılmaktadır. …
Dairemizin Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen yerleşik içtihat ve uygulamalarında arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmelerine dayalı gecikmeye bağlı ceza-i şart ve gecikme tazminatı taleplerinde, arsa sahipleri yüklenicinin temerrüdü üzerine hemen dava açmaya zorlanamayacakları ve ifayı bekleyerek gecikmeden doğan zararlarını isteyebilecekleri … kabul edilmektedir. …”